Siz ve sevdiklerinizin yaşam kalitesini yükseltmek, daha sağlıklı bir şekilde yaşamınıza devam etmenizi sağlamak görevimizdir.

Lina kadın hastalıkları ve doğum merkezinde kadın hastalıklarının her branşında ( infertilite, tüp bebek, gebelik takibi, ağrısız doğum, lohusalık, menopoz, myom, vajinit ve vajinal akıntı, vajinusmus, vajina estetik yöntemleri, idrar kaçırma, Hpv enfeksiyonu, rahim ağzı kanser aşısı gibi ) güvenilir, hijyenik, hasta mahremiyetine saygılı, güler yüzlü çalışanları ve alanında uzman doktorları ile hizmetinizdeyiz.

Siz ve sevdiklerinizin yaşam kalitesini yükseltmek, daha sağlıklı bir şekilde yaşamınıza devam etmenizi sağlamak görevimizdir.

Kliniğimizde ;

Doğal doğum teknikleri uygulanmaktadır. Doğum koçu ebeler eşliğinde , doğum masajı uygulaması ile daha konforlu ve ağrısız normal doğum imkanı sağlanmaktadır.

Yanı sıra , sezeyan doğum, suda doğum, ağrısız doğum ( epidural anastezi ile ) teknikleriyle de hizmet vermekteyiz.

Normal Doğum Nasıl Gerçekleşir ?

Su kesesi çoğunlukla sancılar sırasında kendiliğinden yırtılır.Zarlar yırtıldıktan sonra su boşalır. Bazende zarlar kalındır. Ancak doktor tarafından delinerek yırtılır. Zarların açılması ile bebeğin başı doğum yoluna iyice yerleşir ve sancılar sıklaşır.Doğumun doğum kanalı yoluyla olabilmesi için güçlü kasılmalar gereklidir. Eğer uyuşturma yapılmamışsa bu kasılmalar sırasında ağrı duyulur. Her ağrıda bebek biraz daha doğum kanalına yerleşir. ilerler. Uterus ağzı açılırken hafif kanama olur. Çünkü buradaki küçük damarlar yırtılır.

Uterus ağzının genişlemesi yavaş olur. İlk doğumlar için 10-14, daha sonraki doğumlarda 6-8 saat sürer.

Şiddetli ve sürekli kasılmalarla serviksin açıklığı 10 cm. olduktan sonra doğumun ikinci evresi yani bebeğin atılma dönemi başlar.Bu dönem ilk doğumda 1 saat, daha sonrakilerde 15 dakika kadar sürer.

Atılma evresinde sancıların süresi ve şiddeti iyice artmıştır.Bebeğin başının aşağı yerleşmesi ile ıkınma hissi başlar. Ikınmalarla bebeğin başı iyice ilerler.

Rahim ağzı iyice gerilir. Esnekleşir.

Ve bebek tamamen çıkar.

Yalnızca doğum değil seçimini yaptığınız hekimle doğum sonrası anneyi ve bebeği aynı titizlikte takibi, doğum öncesi ve sonrası eğitimleriyle ihtiyaçlarınızı karşılamaktayız.

Gebelik takibinde gebelik testleri, 4 boyutlu ultsason eşliğinde bebeğin büyüme ve gelişim takibi profesyonel doğum koçu ebelerle birlikte masaj, özel egzersiz, ve epidural yöntemler eşliğinde ağrısız ve konforlu doğumlar yapılmaktadır.

Lina kadın hastalıkları ve doğum merkezi olarak ; Gebelik takibini yaptığımız gebelerimizin her türlü acil doğumunda ve doğum eylemi başladığında 7 gün ve 24 saat kliniğimizin doktorları eşliğinde müdahaleleri ve doğumları gerçekleştirilmektedir. Yeni doğan ve yoğun bakım hizmetini en iyi veren hastanelerde doğum gerçekleştirildikten sonra anne ve bebeğin doğum sonrası takipleri, , kadın doğum ve çocuk hastalıkları uzmanlarımız tarafından devam eder.

Sizin konforunuz bizim için çok önemlidir.

Vücudumuz bize ne diyor ?

Vücudumuz bize ne diyor ?

Endometrial Hiperplazi nedir ?

Endometrial hiperplazi adı verilen durum fazla östrojen (kadınlık hormonu) aktivitesine bağlı olarak endometriumu (rahim iç zarını) oluşturan hücrelerin normalden fazla büyüdüğü bir durumdur. Halk arasında rahim zarında kalınlaşma olarak da söylenir.

Belirtileri Nelerdir ?

Endometrial hiperplazi progesteron ile karşılanmamış östrojen uyarısının bir sonucu olduğundan bu endometrium kalınlaşır ve kolaylıkla dökülemez, yani hastada adet kanaması gecikir. Bu tür vakalarda en sık görülen bulgu uzun süreli adet gecikmesini takip eden fazla kanamalardır. Bunun dışında düzensiz olarak adlandırılan ara kanamalarla birlikte adet kanamasının uzun sürmesi ikinci sıklıkta görülen belirtidir. Bazı hastalarda ise hiçbir anormal belirti olmaz. Tanı başka bir nedenle yapılan biyopsi ya da ameliyat sonrası tesadüfen konur.

Sağlık ertelemeye gelmez Lina Kadın Hastalıkları ve Doğum Merkezi uzman kadrosuyla hizmetinizde.

Ekoprestij Dergisi Op.Dr.Mine Sıdıka KERMALLİ ile Söyleşi

ekoLİNA KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM MERKEZİ SAHİBESİ DR.MİNE SIDIKA KERMALLİ “ 2008 YILINDA ÇIKTIĞIMIZ YOLA BUGÜN BİR MARKA OLARAK DEVAME DİYORUZ”

Ankara’da Kadın hastalıkları ve Doğum Merkezi denildiği zaman akla gelen ilk adreslerden birisi olan Lina Kadın Hastalıkları ve Doğum Merkezinin sahibesi Dr. Mine Sıdıka KERMALLİ bu sayımızda Eko prestij sayfalarına konuk oldu.Kedisi ile Lina Klinik’in kuruluşundan bugüne geçirdiği gelişim sürecini, Kadın Hastalıkları ve özellikle kısırlık tedavisinde tıbbin geldiği son noktayı ve Lina Kadın Hastalıkları ve doğum Merkezinde uygulanan yenilikçi tedavi yöntemleri hakkında keyifli ve bir o kadar bilgilendirici bir söyleşi gerçekleştirdik. Şimdi bu güzel söyleşiyi noktasına virgülüne dokunmadan sizlerle paylaşıyoruz…

EKO PRESTİJ: Lina Kadın Hastalıkları ve Doğum Merkezi sağlık sektöründeki serüvenine nasıl başladı?

DR.MİNE SIDIKA KERMALLİ: Ben 1995 Hacettepe Üniversitesi İngilizce Tıp bölümü mezunuyum. 2000 yılında Zekai Tahir Burak Hastanesinde Kadın Hastalıkları ve Doğum ihtisasımı tamamladım.

Meslek hayatıma ise öncelikle muayehane hekimi olarak başladım. 2008 yılında birkaç kadın doğum uzmanı arkadaşım ile birlikte Lina Klinik’i kurduk…

Lina Kadın Hastalıkları ve Doğum Merkezi 2008 yılından bu yana kadın doğum ve infertilite (kısırlık) alanında kaliteli, mahremiyetlere saygılı, profesyonel hizmet veren marka bir klinik olmuştur.

EKO PRESTİJ: Lina Kadın Hastalıkları ve Doğum Merkezinde hastalarınıza sunduğunuz hizmetleri daha detaylı olarak okuyucularımızla paylaşır mısınız?

DR:MİNE SIDIKA KERMALLİ: Lina Kadın Hastalıkları ve Doğum Merkezinde Kadın hastalıklarının her branşında hizmet verilmektedir.

Kadın doğum alanında; gebe takipleri profesyonel bir ekiple yapılmakta hastalarımıza Ankara’nın en iyi hastanelerinde konforlu doğum imkanı sağlanmaktadır.

Jinekolojik hastalıkların tanı ve tedavileri ile yine bayan ve erkek kısırlığının tanı ve tedavisinin her aşaması kliniğimizde gerçekleştirilebilmektedir.

Gebelik takibinde gebelik testleri, 4 boyutlu ultrason eşliğinde bebeğin büyüme ve gelişim takibi profesyonel doğum koçu ebelerle birlikte masaj, özel egzersiz ve epidural egzersiz eşliğinde ağrısız ve konforlu doğumlar yapılmaktadır.

Jinekolojik açıdan rutin PAP SMEAR ve ultrason taramaları, meme ile ilgili check-up, JİNEKOLOJİJ LAZER ile İdrar Kaçırma ve Vajinal estetik uygulamalar, Menopoz takipleri kliniğimizde yapılmaktadır.

EKO PRESTİJ: Özellikle kısırlık evli çiftler için bir sorun haline dönüşebiliyor. Ancak tıbbında bu noktada oldukça ilerlediği bir gerçek. Siz merkezinizde kısırlık sorunu konusunda ne gibi hizmetler veriyorsunuz?

DR.MİNE SIDIKA KERMALLİ: Lina Klinik’te infertilite uygulamaları, alanında uzman hekimler tarafından, ailelerin mahremiyetlerine azami saygı gösterilerek, güvenli bir ortamda gerçekleştirilmektedir.

Anne ve baba olmanın o muhteşem heyecanını kliniğimizde başından sonuna kadar paylaşabilmekteyiz.

Kısırlık tedavisinde yumurta büyütme, sperm testleri, sperme yönelik üroloji konsültasyonları ve tedaviler anlaşmalı olduğumuz IVK Kliniklerinde Tüp Bebek uygulaması ve Aşılama yapılabilmektedir.

Lina Klinikte İnfertilite yani kısırlık tedavisinde standart yüzdelerle aynı düzeyde hatta bazı noktalarda standart başarı yüzdesinin de üzerinde bir noktada…

Bu yüksek başarı oranında hastalara sağladığımız güven ve samimiyet çok ciddi rol oynuyor…

Bu güven ve samimiyet hastalarımızın psikolojik tedirginliğini azalttığı için verdiğimiz manevi destekle başarı oranımız çok daha yüksek olabiliyor.

Bu arada kısırlık tedavisini zor, sabır isteyen, gerek maddi gerekse manevi anlamda fedakarlık gerektiren uzun ve meşakkatli bir süreç olduğunun altını çizmek isterim.

Merkezimizde gerek doktorlarımız, gerek personel, gerekse uzman psikologlarımız ile verdiğimiz psikolojik ve manevi destek hastalarımızın gerginliğini azaltmakta ve tedaviye olan inançlarını arttırmakta. Bu da daha başarılı sonuçlara ulaşmamızı sağlamaktadır.

Yine bu alanda bazı hasta gruplarında yapılması gereken genetik testlerde kliniğimizde hızlı ve güvenilir bir şekilde yapılabilmektedir.

Tedavi sürecine dahil olan hastalarımızın, gerek kısırlık, gerek jinekoloji, gerek gebelik takibinde beslenmelerinde, istirahate, kullanacağı ilaçlara kadar gerekli her türlü bilgi detaylı şekilde verilmekte, hastalarımızın soru ve problemleri 24 saat doktorlarımız ile irtibat kurabilmesine olanak sağlayan bir ortamda cevaplanmaktadır.

EKO PREJTİJ: Biraz önce hastalarınıza Ankara’nın en konforlu hastanelerinde Doğum imkanı sunduğunuzu ifade etmiştiniz. Bunu biraz daha açabilir miyiz?

DR.MİNE SIDIKA KERMALLİ:Tabi..Gebelik takibi yaptığımız gebelerin her türlü acil doğumunda ve doğum eylemi başladığında 7 gün 24 saat kliniğimizin doktorları eşliğinde müdahaleleri ve doğumları gerçekleştirilmekte.

Yeni doğan ve yoğun bakım hizmetini en iyi veren hastanelerde doğum gerçekleştirildikten sonra anne ve bebeğin doğum sonrası takipleri,kadın doğum ve çocuk hastaların uzmanlarımız tarafından takip edilmektedir.

EKO PREJTİJ: Kliniğimizde gerçekleştirilen lazer ve estetik uygulamalar konusunda bilgi alabilir miyiz?

DR.MİNE SIDIKA KERMALLİ: Kliniğimizde son 3 aydır başlayan estetik ve jinekolojik lazer uygulaması günümüzün en popüler uygulamalarından bir tanesidir.

Uzman dermatolog doktorumuz estetik uzmanlarımız eşliğinde, leke tedavisi,gebelik çatlakları tedavisi,lazerle tüylenme tedavileri,bölgesel zayıflama,lenf drenaj,saç ve kaş simülasyon uygulamaları konusunda hizmet vermekteyiz.

Ayrıca son model jinekolojik lazer cihazları ile idrar kaçırma,vajinal daraltma,labiaplasti,renk tedavileri,genital siğiller,yara tedavileri anestezi gerektirmeden çok daha pratik biçimde merkezimizde tedavi edilebilmektedirler.

EKO PREJTİJ:Önünüzdeki süreçte yeni hedefleriniz neler?

DR.MİNE SIDIKA KERMALLİ: Yeni hedefimiz kliniğimizdeki bu uygulamaların bayanlarımıza daha yeni tanıtımı ile birlikte kaliteli,profesyonel ve mahremiyetlere saygılı hizmet anlayışımızı daha geniş kitlelere yaymak.

Bu güzel ortamda hastalarımıza bu geniş kapsamlı hizmetleri hem ekonomik hem güvenli bir ortamda verebilmek en önemli amacımız…

EKO PREJTİJ: Bu güzel söyleşi için teşekkür ederiz Mine Hanım…

DR.MİNE SIDIKA KERMALLİ: Bende teşekkür ederken buradan okuyucularımızla sloganımız olan ‘Lina Kadın Sağlığı olarak,sağlığınız için her an yanınızdayız’ cümlesini paylaşmak isterim…

KLİNİĞİMİZDE ESTETİK VE JİNEKOLOJİK LAZER UYGULAMALARI BAŞLAMIŞTIR.

KLİNİĞİMİZDE ESTETİK VE JİNEKOLOJİK LAZER UYGULAMALARI BAŞLAMIŞTIR.

 

Er:YAG Lazer Teknolojisi Neler İçin Kullanılıyor?

 

  • Vajinal Daraltma (vaginal tightening) (IntimaLase)
  • idrar kaçırma tedavisi
  • Vulvar deri rengi açma (whitening)
  • Rahim Ağzı Yaraları (Cervikal dysplasia)
  • Akne ve akne lekeleri
  • Genital siğiller (condylomalar) ya da tüm vücut siğilleri, nasırlar
  • Gebelik yada kiloya bağlı çatlaklar
  • Güneş ya da doğumsal lekeler
  • Dolgu maddesi gerektirmeyen kırışıklıklar
  • Kılcal varis (spider veins) tedavisi
  • Skin tightening (deri sarkmaları)
  • Cerrahi iz bırakmış yaralar ve yatak yaralarını iyileştirme

 

 

Vajina Genişlemesine Neden Olan Faktörler ? Vajina birçok sebepten dolayı genişleyebilir. Bunlar ;

  • Normal Doğum
  • Aşırı Cinsel İlişki
  • Doğum Sonrası Özensiz Atılan Dikişler
  • Psikolojik Sıkıntılar
  • Genetik (Ailevi) Nedenler
  • Hamilelik (özellikle aşırı kilo alınan hamilelikler)
  • İleri yaş ve menopoz
  • Sigara içmek
  • Aşırı kilolu olmak ve obezite
  • Hormonal nedenler
  • Yapısal özellikler

Yukarıda ki nedenlerden dolayı vajina genişleyebilir ve işlemini yerine getirmede yetersiz kalabilir. Bu durumlarda erkek açısından cinsel birleşmede duyulan hazzın azalması, kadında ise kendini eksik görme gibi psikolojik sorunlar ortaya çıkabilir.

 

Vajina Daraltma Nedir ?

 

Vajinoplasti, vajinanın daralması ve sıkılaşması amacıyla vajina duvarına yapılan cerrahi işleme verilen isimdir.

Kadının dış genital organlarını oluşturan vajina, labium majörler (dış dudaklar), labium minörler (iç dudaklar) ve klitoris doğal olarak her kadında bulunur ancak şekil ve görünüm açısından farklılıklar göstermektedir veya doğumdan sonra değişimler olabilir.

Normalde doğum yapmamış kadınlarda dış ve iç dudaklar birlikte vajina girişini kaparlar. İç dudaklar (labium minörler) normalde dış dudakların (labium majorler) içerisinde yerleşir ve dışarıdan bakıldığında genellikle görülmez. Ancak bazı kadınlarda iç dudaklar dış dudakların arasından dışarı doğru uzayabilir, sarkabilir, rengi zamanla koyulaşabilir, asimetrik olarak birbirinden farklı büyüklüklerde olabilir. Son yıllarda kadınların vücutlarını ve cinselliklerini keşfetmeleri onlara bir çok faydalar sağlarken, bununla beraber bazı olumsuzlukları da beraberinde getirmiştir.Dış genital organının görünümünden ötürü kendilerini diğer kadınlarla kıyaslama, cinsel ilişki esnasında utanma ve huzursuzluk kadının aile yaşantısında ve cinsel yaşamında olumsuz etkilenmelere yol açabilir.

Normal doğum esnasında vajina ve çevresindeki doku ve kaslar bebeğin başı ve vücudu sebebiyle esneyip genişlemektedir.

Özellikle bebeğin başının çıktığı anda vajen girişinde oluşan küçük yırtıklar nedeniyle vajen girişi genişlemekte, büyük dudaklar vajina girişini kapatamamakta ve vajina girişi ayrık kalmaktadır. Doğum sonrası vajina normale dönse dahi çoğu kez tam olarak doğum öncesi sıkılığına ve darlığına kavuşamamaktadır. Normal doğum sayısı arttıkça bu durum daha da kötüleşebilir.

Vajina normal doğum yapılabilmesi için esneme ve genişleme özelliğine sahiptir. Ancak zorlu doğumlardan sonra vajen yan duvarlarında oluşan derin yırtıklar vajinanın normalden fazla genişlemesine bu bu durumun kalıcı olmasına neden olabilir. Ancak cinsel ilişki esnasında vajina sıkılığı kadın ve erkek cinsel tatmini açısından oldukça önemlidir. İlişki esnasında vajina kasları kullanılarak sağlanan vajina sıkılığı fazla sayıda doğum yapmış veya zorlu doğum sonrası vajina duvarlarında yırtıklar meydana gelmiş kadınlarda mümkün olmamaktadır.

Yine vajinanın aşırı genişlediği durumlarda cinsel ilişki sırasında içeriye hava kaçarak gaz çıkarma tarzında sesler oluşabilir ve bu durum cinsel hayatı olumsuz etkileyebilir. Kadınlar problemin tam olarak neden kaynaklandığını bilmediklerinden veya paylaşamadıklarından ötürü sorunu çözümsüz sanmaktadır. Günümüzde bu tip problemler konservatif veya cerrahi tedavi ile düzeltilebilmektedir. İşte bu amaçla vajinaya yapılan girişimlere VAJİNOPLASTİ denmektedir.

Tüm dünyada bu ameliyatları kadın doğum uzmanları (jinekolog) ve plastik cerrahlar yapmaktadır. Ancak özellikle vajinoplasti ameliyatı anatomik yapısından ötürü jinekologlar tarafından yapılmalıdır. Vajinanın önünde yer alan mesane (idrar torbası), arkasında yer alan kalın bağırsak ve rektum komşuluğu dolayısıyla gelişebilecek her hangi bir komplikasyon (kanama, delinme..vb) durumunda operasyon en iyi jinekologlar tarafından yönetilebilir veya komplikasyon oranları en aza indirilebilir.

Operasyon lokal veya genel anestezi altında steril koşullarda uygulanır. Operasyon süresi ameliyat yapılacak bölgeye ve yapılacak işleme göre değişir. Genellikle 45 dk- 1,5 saat sürebilir. Operasyon sırasında fazla olan vajinal derinin cerrahi olarak çıkarılması ve altındaki yumuşak doku ve kasların özel sütürler sayesinde desteklenip sıkılaştırılması amaçlanır. Ameliyat sonrası 1-2 saat süreyle kanama kontrolu amacıyla hasta gözlem odasında tutulabilir, genel olarak hastanede kalmayı gerekirmez. İyileşme süresi yapılan işleme göre 10 gün-3 hafta sürebilir. Bu süre zarfında hasta doktorunun verdiği reçeteyi uygulamalı, kişisel hijyenine dikkat etmelidir. Çok şiddetli ağrı yada sızı olmaz, basit ağrı kesiciler kullanılabilir. Operasyonda genellikle kendiliğnden eriyebilen dikiş materyalleri kullanıldığından dikişlerin alınmasına gerek duyulmaz. Hasta yaklaşık 4-6 hafta sonra cinsel yaşamına dönebilir.

 

 

Lazerle Vajina Daraltma

Kadın cinsel organları hamilelik, normal doğum, kilo alımı, sigara, hormonal bozukluklar, menopoz ve yaş gibi nedenlerle dinamiğini ve fonksiyonunu kaybedebilir. Bu da vajina kaslarında gevşeklik, vajina kanalında genişleme ve şekil bozuklukları gibi sorunlara yol açabilir. Kadın cinsel ilişkide yetersizlik duygusu, estetik kaygısı ve özgüven problemi yaşayabilir. Artık vajina estetiğinde yepyeni bir tedavi yöntemi var: ‘Lazerle Vajina Yenileme ve Daraltma’:’IntimaLase’ IntimaLase tedavisi, yeni ve eşsiz non-invaziv Er:YAG lazer teknolojisi sayesinde ameliyat, anestezi, kesi ve dikiş gerektirmeden, çok kısa bir sürede vajina kanalını sıkılaştırıyor. İşlem gün içinde 20-25 dakika gibi kısa bir sürede uygulanabiliyor ve hasta hemen normal yaşantısına devam edebiliyor. Uygulama esnasında ya da sonrasında acı yaşanmıyor ve komplikasyon oluşma riski yok. Lazerle Vajina Daraltma ve Yenileme Sistemi Nedir? Kadının yaşamını ve ruhsal durumunu olumsuz etkileyen bu sorunu, IntimaLase (Lazerle Vajina Daraltma ve Yenileme Sistemi) ile kolayca çözebiliyoruz. IntimaLase tedavisi, yeni ve eşsiz non-invaziv Er:YAG lazer teknolojisi sayesinde ameliyat, anestezi, kesi ve dikiş gerektirmeden, çok kısa bir sürede vajina kanalını sıkılaştırıyor. İşlem gün içinde 20-25 dakika gibi kısa bir sürede uygulanabiliyor ve hasta hemen normal yaşantısına devam edebiliyor. Uygulama esnasında ya da sonrasında acı yaşanmıyor ve komplikasyon oluşma riski yok. IntimaLase Nasıl Tedavi ediyor? Laser, lazer ışınlarının dokularda oluşturduğu foto-termal etki ile yeni kolajen üretimini tetikliyor. Bu etki ile uygulama bölgesinde hem mevcut kolajen dokusu hızla yenileniyor hem yeni kolajen lifleri oluşuyor (collagen neogenesis and remodeling). Sonuçta vajinal kanalda daralma (ortalama % 17) ve yenilenme oluyor. Pek çok hastada tek uygulama yeterli olurken bazı hastalarda bir ay sonra ikinci bir uygulama gerekebiliyor. Bu tip operasyonlarda genelde lokal anestezi tercih edilir. Hastanın tercihine göre genel anestezi de uygulanabilir. Ortalama 30-40 dakika sürer. Öncelikle lazerle tüm vajina yapısı boyunca lazer uygulaması yapılır. Epizyotomi bölgesinin etrafındaki kötü iyileşmeye bağlı renk ve şekil bozukluklarını içeren ‘skatris’ dokusu da düzeltilir.

 

Lazerle Vajina Daraltmanın Avantajları

Neden Lazerle Vajina Daraltma ?

  • Ameliyat, anestezi, kesi ve dikiş gerektirmiyor (non-invasive)
  • Uygulama esnasında veya sonrasında acı duyulmuyor
  • 20-25 dakika gibi kısa bir süre içinde kolayca uygulanabiliyor
  • Günlük yaşantıya hemen dönülebiliyor
  • Yüksek başarı oranları ve hasta memnuniyeti sağlayan etkili bir çözüm
  • Komplikasyon riski ve yan etkisi olmayan güvenilir bir sistem

 

Vajina Daraltma Ameliyatı Çeşitleri

Vajina daraltma ameliyatlarını temelde iki grupta inceleyebiliriz.

Birinci grup ameliyatlar için başvuran hastalar genelde genç yaşlardadır ve epizyotomi kesilerinin düzgün iyileşmemesine bağlı vajinal deformasyonları vardır. Genellikle cinsel ve estetik sorunları ön plandadır.
İkinci grupta ise daha ileri yaşlarda, estetik kaygılardan çok idrar kaçırma, rahim ve barsak sarkması gibi işlevsel bozukluklarla başvuran hastalar vardır. Bu hastalar çoğu zaman problemlerini görmezden gelir ve doktora başvurmayı ertelerler çünkü bu durumlarını paylaşmaktan utanırlar. Büyük kısmının eşinin ve kendisinin cinsel sorunları vardır. Vajina bölgesi daraltılır, idrar torbası ve barsak sarkması da düzeltilir (Ön ve Arka Kolporafik Onarım).

 

Vajina Daraltma Operasyonu Kimlere Uygulanır?

Vajina daraltma ameliyatları iki gurup hastaya yapılır.

Birinci grup operasyonlar için başvuran hastalar sadece doğum kesisinin düzgün iyleşmemesine bağlı görsel (skatris dokusu) ve yapısal vajinal bozuklukları vardır. Cinsel ve estetik sorunları ön plandadır.İkinci grup kadında ise doğum veya yapısal sebeplere bağlı vajina geniştir, ciddi olabilecek cinsel ve tabii ki estetik sorunları da mevcuttur. Her iki hasta gurubunda da operasyon başarılı olmaktadır.

Son yıllarda gittikçe talep gören cinsel bölge estetiği kişinin kendine olan özgüveninin artmasında  ve sağlıklı bir cinsel birliktelik için oldukça yardımcı cerrahi yöntemlerdir. Genellikle vajina daraltma operasyonu (vajinoplasti) veya küçük dudakların tamiri dediğimiz labioplasti yapılmaktadır.

Vaginoplasti yani vajinayı daraltma operasyonu genellikle bir veya birden fazla normal vajinal doğum gerçekleştirmiş, zorlu, kilolu bebek doğumu hikayesi olan hanımlara yapılmaktadır. Ancak henüz doğum yapmadığı halde yapısal olarak vajina genişliği olan bayanlara da uygun görüldüğü taktirde yapılabilir. Genellikle şikayet penisi kavrayamama, hissedememe, cinsel ilişki esnasında duyulan bolluk hissi ve hava çıkarma sesi gelmesidir. Bu operasyonda amaçlanan vajinadaki bol kısmı cerrahi olarak çıkartıp daraltmak ve altındaki bağ ve kas dokusunu penisi güzel kavrayacak şekilde sıkılaştırmaktır. İleri yaşlardaki hanımlarda da zayıflayan bağ ve kas dokusu nedeniyle idrar torbası ve kalın bağırsağın vaginaya doğru bombeleşmesi görülebilir, hasta genellikle idrar kaçırma ve vaginada ele gelen kitleden şikayet eder. Bu hastalara da vaginanın ön ve arka duvarına  cerrahi düzeltme yapılır, idrar torbası ve bağırsağın vajen duvarına doğru bombeleşmesi ortadan kaldırılır.  Operasyon lokal veya genel anestezi ile yapılabilir.

 

 

VAJİNA ESTETİĞİ

Günümüzde insanlar, her açıdan dış görünümlerine ve güzelliklerine önem vermekte ve her zaman için kendilerini daha mutlu ve rahat hissedebilecekleri işlemlerden kaçınmamaktadırlar.

Son yıllarda oldukça popüler hale gelen genital estetiğin yapılmasındaki ana amaç, sıklıkla normal doğum sonrası vajina bölgesinde meydana gelen kalıcı esnemeler sonucu ortaya çıkan hoşnutsuzlukların giderilmesi ve ayrıca psikolojik olarak kişilerin kendilerini daha iyi hissetmeleridir.

Ayrıca bazı kişilerde doğuştan olan “labium minora’ların (küçük dudakların)” asimetrisi veya “fil kulağı” şeklinde tabir edilen geniş yüzeyli olması psikolojik ve işlevsel bir takım problemleri de beraberinde getirmektedir.

Yine, vajinal bölgede doğum sonrası oluşan kalıcı esnemeler haricinde hoşnutsuzluk yaratan diğer bir olumsuz durum da “Epizyotomi” yani doğum sırasında bebeğin çıkması için yapılan kesilerdir. Bu bölgede iyileşme sonrası gelişen nedbe dokusu (skar) hem kadının hem de erkeğin cinsel tatminini engelleyebilir ve kadın açısından ilişkiyi ağrılı bir ıstıraba dönüştürebilir.

Diğer taraftan, vajinadaki idrar kesesi ile “rektum” adı verilen barsakların anüsten önceki en son kısımlarının sarkmaları da cinsel fonksiyon bozuklukları yanı sıra idrar tutamama gibi patolojik durumlara neden olabilir. Sarkmaların ileri derecede olduğu durumlarda rahim sarkmaları (Prolapsus uteri) da görülebilir.

Tüm bu fiziksel problemlere ilaveten pek çok kadın da kendi cinsel organını anatomik olarak beğenmemekte, ancak bunu çoğu zaman yakınlarına bile söylemekten çekinebilmektedir. Bu konuda sıklıkla karşılaşılan durum iç dudak olarak tabir edilen “labium minora” ların normalden büyük veya asimetrik olmasıdır. Bunun altında yatan sebep büyük bir olasılıkla cinsel organlarının ergenlik öncesi şeklinden değişiklik göstermesidir.

Bu tür şikayeti olan kişilerde yapılacak olan plastik-estetik operasyonlar, psikolojik olarak kadını destekleyecek ve bu nedene bağlı olarak bozulan cinsel yaşantıları normal hale getirebilecektir.

Tüm bu nedenler vajinal estetik operasyonlarının modern jinekolojik cerrahide yer almasına neden olmuştur. Özetlemek gerekirse, bu tür operasyonlar işlevsel ve/veya kozmetik amaçlarla yapılabilir.

 

Doğum Yapmamış Kadınlarda Vajina Daraltma

Bazı kadınlarda genetik,doğumsal vajina yapısına bağlı veya zaman içinde cinsel ilişkinin sıklığına da bağlı olarak bağ dokusu elastikiyeti azalabilir ve bu durum da cinsel ve psikolojik sorunlara neden olabilir ilişkide hazzı olumsuz etkileyebilir.Bu nedenle vajina sıkılaştırıcı ameliyatlar doğum yapmamış kadınlarda da uygulanabilmektedir.

Vajina daraltma ameliyatı sonrasında normal doğum yapabilmek mümkün müdür?

Vajinoplasti yani, vajina daraltma ameliyatı ya da labioplasti ameliyatı olmak ileride normal doğum yapmayı engelleyen bir durum değildir. Fakat vajinal daraltma ameliyatı ardından normal yöntem ile doğumun gerçekleşmesi vajinanın tekrardan genişlemesine sebep olacaktır.

 

Lazer ile estetik ve jinekolojik uygulamalar yönünde uygun fiyatlar ile hizmet almak için Lina Klinik irtibat telefonları 0312 344 54 62.

 

Gebelik ve Sigara

GEBELİK   VE  SİGARA

 
Erişkin insan kendi isteği ile sigara içebilir ve biz sigara içmenin zararlarını ona anlatsak da o kendi iradesiyle içip içmemeye karar verir. Ancak anne karnında ki bebek kendi iradesi dışında kendi istemeden annesi sigara içtiği için sigaranın zararlı etkilerine maruz kalmaktadır. Pek çok yan etkileri olduğu bilinen sigaraya bebeğimizin daha anne karnındayken maruz kalmasını hiçbir annenin istemeyeceğini düşünüyorum. Ama bazı anneler bağımlı olduklarından biz ne kadar çok söylesekde sigara içmeye devam etmektedirler.
Bu annelerin bebeklerinde ve kendilerinde
1. Erken doğum eylemi olasılığı artar
2. Düşük doğum ağırlıklı dediğimiz intrauterin gelişme geriliğine sebep olabilir.
3. Gebelik zehirlenmesine daha çok rastlanır. (preeklampsi)
4. Erken membran yırtılması dediğimiz suyunun erken gelmesi olayı daha sık rastlanır.
5. Erken doğuma bağlı olarak respiratuar distress sendromu dediğimiz solunum sıkıntısına daha sık rastlanır.
6. Ani rahim içi bebek ölümlerine daha sık rastlanır.
7. Bu bebeklerin ileri yaşlarında kansere yakalanma olasılıkları daha fazladır.
Yukarda saydığımız pek çok olumsuz sonuçlarını düşünerek annelerimizin sigara içmemesini hatta sigara içilen ortamda dahi bulunmamalarını bebekleri adına istiyoruz.
***
Sigara dumanı içerdiği zift, nikotin, karbon monoksit, kurşun ve diğer zehirli birçok maddenin direkt olarak üstsolunum yollarına, buradan bronşlara ve akciğerlere ve buradan da kana geçmesi ve tüm organlara yayılmasıyla başta solunum sistemi, kalp ve damarlar olmak üzere vücudun tüm organ sistemlerine zarar verebilir. Sigaranın bu zararlı etkileri kısa vadeli ve uzun vadeli olarak ikiye ayrılır:

Kısa vadeli etkiler

Bunlar, sigara içildiği anda vücuda giren nikotin ve karbonmonoksitin yarattığı anlık etkilerdir. Nikotin bronşları kasıcı etkisiyle akciğerlere daha az hava girmesine, damarları kasıcı etkisiyle damariçi basıncın yani tansiyonun yükselmesine, kalbe etkisiyle nabzın hızlanmasına neden olur. Karbonmonoksit ise alyuvarların içinde bulunan hemoglobin adlı molekülün oksijen taşımaktan sorumlu bölgelerini işgal ederek kanın oksijen miktarının azalmasına yolaçar.
Bu kısa vadeli etkiler tek bir sigara içilmesinde bile, hatta çok sigara dumanı bulunan ortamlarda sigara içmeyen kişilerde bile görülen etkilerdir. Normal bir birey bu kısa süreli etkileri kolayca tolere edebilir. Ancak anne adayının karnındaki bebeğinin de oksijen ihtiyaçları gözönünde bulundurulursa bir tek sigaranın yarattığı hipoksi (oksijen azlığı) ve hipertansiyon (tansiyon yüksekliği) bile bebeğe daha az kan ve daha az oksijen gitmesine neden olabilir. Bu durumun günde bir paket sigara içen bir anne adayında 20 kez tekrarlaması, fetusun ilerleyici bir şekilde oksijensiz kalmasına ve olumsuz değişiklikler meydana gelmesine neden olabilir.

Uzun vadeli etkilker

Sigara içenlerde uzun vadeli etkiler bir yandan kısa vadeli etkilerin birikici özelliklerine, öte yandan sigaranın içinde bulunan ziftin akciğerlere çökmesine (kronik bronşit gelişimi), sigaranın içerdiği kurşun gibi zehirlerin solunum yolunu döşeyen hücrelerde anormal değişiklikler göstermesine (kanser riskinde artış), toksik maddelerin damarlarda yaptığı hasarlar neticesinde ateroskleroz (damar sertliği) meydana gelmesine (koroner kalp hastalığı riskinde artış), genel olarak sigara alışkanlığının iştahı azaltıcı, C vitaminini tüketici etkileri nedeniyle uzun vadede beslenme bozukluğu belirtilerinin ortaya çıkmasına bağlı olarak meydana gelir.
Uzun zamandan beri sigara içen insanlarda akciğerlerin hava taşıma kapasitesi azalmıştır ve en ufak bir zorlamayla nabızda artma ve nefes darlığı ortaya çıkar. Çok uzun zamandan beri sigara içenlerde akciğer ve diğer solunum yolu kanserlerine ve hatta mesane gibi diğer organ kanserlerine eğilim artar. Yine bu kişilerde damar sertliğine bağlı koroner kalp hastalıkları ve diğer hastalıklara (felç gibi) eğilim artmıştır.
Sigara içme alışkanlığı olan anne adaylarında çeşitli normaldışı durumların meydana gelme riskinde önemli artış gözlenir. Bu anne adaylarında:
* Düşük riski artar…
* Erken doğum tehdidi ve erken doğum riski artar…
* Erken membran rüptürü (su kesesinin erken açılması) riski artar…
* İntrauterin gelişme geriliği, düşük doğum tartılı bebek doğurma riski artar…
* Gebelikte kanama riski (özellikle ablatio placenta ve placenta previa adlı iki duruma bağlı) artar…
* İnutero mort fetal (bebeğin karında ölmesi) riski artar…
* Bebeğin yenidoğan döneminde ölme riski artar…
* Solunum problemleri nedeniyle doğumun ikinci evresinde etkin ıkınamama ve buna bağlı vakum ve sezaryan ile doğum riski artar…
* Lohusalıkta süt miktarı azalır…
* Sütün C vitamini seviyesi ve bebeği besleyici etkileri azalır…
*  Bebeğin yakınında sigara içilmesi bebekte pnomoni ve bronşit riskini artırır…
Sigara alışkanlığı olan anne adaylarına öneriler:
* Öncelikle unutmamalısınız ki sigarayı gebeliğinizin hangi döneminde bırakırsanız bırakın bundan hem siz hem de bebeğiniz mutlaka fayda görecektir. “Nasıl olsa olan olmuştur” düşüncesi hatalıdır. Sigarayı tümüyle ve gebeliğin planlandığı andan itibaren bırakmak en idealidir, ancak bunun zor olduğu da bir gerçektir. Tümüyle bırakamazsanız, günlük sigara sayınızı mümkün olduğunca azaltın.
* Emzirme döneminde ve diğer zamanlarda hiçbir zaman bebeğinizin bulunduğu yerde sigara içmeyin, eşinizin ve diğerlerinin de içmesine izin vermeyin. Sigara içen anne ve babaların çocuklarının da büyüdüklerinde büyük olasılıkla sigara içme alışkanlığı edindiklerini unutmayın… Gebelik ve lohusalık döneminde sigara içilen yerlerden uzak durun (Pasif sigara içiciliği!)
Unutmayın! Bebeğinize karşı sorumlusunuz…

 
Kaynak:Op.Dr.Mine Sıdıka Kermalli

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

İzinsiz kullanılamaz…